İyi giyinmek, çok şeye sahip olmak değildir. Doğru şeylere sahip olmak ve onları nasıl bir araya getireceğinizi bilmektir. Yıllar içinde gördüm ki en şık insanlar, en kalabalık değil; en bilinçli gardıroplara sahip olanlar.
Bir tasarımcı olarak bana en çok sorulan soru şu: "Nasıl daha şık görünürüm?" Cevabım her zaman aynı: dolabınızı boşaltarak başlayın. Çünkü stil, eklemekle değil, doğru olanı seçip gerisini elemekle başlar. İşte zamansız bir gardırop kurmak için yıllardır savunduğum ilkeler.
Önce Temel Parçalar
Her gardırobun bir omurgası olmalı: iyi kesimli bir ceket, dökümlü bir pantolon, kaliteli bir beyaz gömlek ve bedeninize oturan bir elbise. Bu parçaları seçerken markaya değil, kumaşa ve kesime bakın. Elinizle dokunun; ağırlığını, dökümünü hissedin. İyi bir kumaş, yıllarca güzelleşerek yaşlanır.
Renk Paletinizi Tanıyın
Herkese yakışan renk yoktur; size yakışan renk vardır. Cilt tonunuzu, saçınızı ve gözlerinizi destekleyen bir palet belirleyin ve gardırobunuzu bunun etrafında kurun. Böylece her parça birbiriyle konuşur, kombin yapmak zahmet olmaktan çıkar. Ben sıcak toprak tonlarının ve derin indigonun neredeyse herkeste bir denge yarattığına inanıyorum.
Bir kadının en güzel aksesuarı, üzerindekiyle kurduğu rahat ilişkidir.
Tek Bir İmza Detay
Sade bir kombini sizinkine dönüştüren şey, çoğu zaman küçük bir detaydır: elle boyanmış bir eşarp, doğal taşlı bir broş, ya da yakanızda beliren ince bir nakış. Bütünüyle gösterişli olmaktan çekinen ama bir noktada cesaret eden kombinler, en akılda kalıcı olanlardır. Çokluk değil, niyet konuşsun.
Katmanlamanın İncelikleri
Katman katman giyinmek hem pratik hem de zarif bir sanattır. Farklı dokuları üst üste getirin: mat bir yün, üzerine ipeğin hafif parıltısı; altında ince bir örgü. Ama bir kuralı unutmayın — her katman bir öncekiyle uyum içinde olmalı, onunla yarışmamalı. Denge, lüksün sessiz dilidir.
Son Bir Söz
Moda gelir geçer; stil kalır. Trendleri takip edin ama onlara teslim olmayın. En iyi giyinen insan, aynanın karşısında kendisi gibi hisseden insandır. Gardırobunuz size hizmet etmeli, sizi yormamalı. Daha az ama daha sevdiğiniz parçalarla, her sabah giyinmek bir keyfe dönüşsün.